<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gebelik Arşivleri &#171; Op. Dr. Oktay Aydemir</title>
	<atom:link href="https://oktayaydemir.com/category/gebelik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link></link>
	<description>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı</description>
	<lastBuildDate>Fri, 02 Aug 2024 08:48:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Gebelikte Covid-19 Enfeksiyonu</title>
		<link>https://oktayaydemir.com/gebelik/gebelikte-covid-19-enfeksiyonu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Site Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 2020 10:28:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oktayaydemir.com/?p=492</guid>

					<description><![CDATA[<p>2019 Aralık’ından itibaren Çin’de başlayıp dünyaya hızla yayılan(Pandemi) Coronavirus enfeksiyonu, Dünya Sağlık Örgütü(WHO) tarafından COVID-19, etken olan virüs ise SARS-Cov-2(Severe acute respiratory syndrome coronavirus-2) olarak adlandırılmıştır. SARS-Cov-2, 2003 yılında Uzakdoğu’da ortaya çıkan SARS virusu, 2012 yılında ortaya çıkan MERS virüsü ile aynı soydan gelen bir virüstür. Yarasalardan insana atladığı düşünülmektedir. Şu anda dünya üzerinde 1buçuk [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://oktayaydemir.com/gebelik/gebelikte-covid-19-enfeksiyonu/">Gebelikte Covid-19 Enfeksiyonu</a> appeared first on <a href="https://oktayaydemir.com">Op. Dr. Oktay Aydemir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2019 Aralık’ından itibaren Çin’de başlayıp dünyaya hızla yayılan(Pandemi) Coronavirus enfeksiyonu, Dünya Sağlık Örgütü(WHO) tarafından COVID-19, etken olan virüs ise SARS-Cov-2(Severe acute respiratory syndrome coronavirus-2) olarak adlandırılmıştır.</p>
<p>SARS-Cov-2, 2003 yılında Uzakdoğu’da ortaya çıkan SARS virusu, 2012 yılında ortaya çıkan MERS virüsü ile aynı soydan gelen bir virüstür. Yarasalardan insana atladığı düşünülmektedir.</p>
<p>Şu anda dünya üzerinde 1buçuk milyon insanı enfekte etmiş durumdadır. Ölüm oranı %2-4 arasındadır. Hızlı yayılması ve kesin bir tedavisinin olmaması ve de aşısının hala bulunamamış olması yarattığı etkiyi artırmaktadır.</p>
<p>Virüs hasta ya da semptomsuz olduğu halde virüsü taşıyan bireylerden<span class="Apple-converted-space">  </span>öksürme ya da hapşırma yoluyla ortaya saçılan damlacıklarla ya da kontamine yani kirli yüzeylerden kişinin el ile alınan virüsün ağız-burun ya da göze temas yoluyla bulaşır. Damlacıkların 2metreye kadar ulaşabildiği bildirilmiştir.</p>
<p>Kuluçka süresi 2-14gündür. Ortalama yaş 49-56 olsa da her yaşta görülebilmektedir.</p>
<p>Vakaların yarısına yakınında ek bir hastalık da vardır(Hipertansiyon, diabet, romatizmal hastalık gibi).</p>
<p>Enfeksiyonun yaygın belirtileri ateş, öksürük ve nefes darlığıdır. Ciddi vakalarda pnömoni, böbrek yetmezliği ve ölüm görülmektedir.</p>
<p>Tanı testleri 3 tanedir. Bunlardan en sık uygulananı burun ve ağızdan girilip en arkadan(nazofarengeal bölgeden) alınan sürüntüdeki hücrelerden virüse ait bir parçanın tespitini sağlayan PCR(Polimeraz zincir reaksiyon) testidir. Doğruluk oranı %60 civarıdır. Negatif gelirse birkaç gün ara ile bir ya da iki kez daha tekrarlanmalıdır. Ayrıca antijen testi ve hastalığı geçirenlerde antikor testi de vardır ama antijen testi güvenilir bulunmamıştır.</p>
<p>Vakaların %83.2’sinde lenfopeni görülür.</p>
<p>Ciddi vakalarda nefes darlığı ve arteriyel kanda Oksijen satürasyonunun %95’in altına düşmesi durumunda Akciğer BT’de tipik “buzlu cam opasiteleri” görülür(Vakaların %56.4’ünde). Bu görünüm varsa, testin sonucunu beklemeden Covid 19 tedavisi başlanmaktadır.</p>
<p>Vakaların hastanede ortalama yatış süresi 12 gündür.</p>
<p>Son zamanlarda ciddi belirtisi olmayan vakalar evde izolasyon ile takip edilmeye başlanmıştır.</p>
<p>Tedavide bir sıtma ilacı olan ve romatizmal hastalıklarda da kullanılan Hidroksiklorakin ile antiviral ajanlardan olan ve daha önceki SARS ve MERS’te kulanılan remdesivir ve Çin’deki salgında kullanılan Letonavir-ritonavir<span class="Apple-converted-space">  </span>ve sekonder bakteriyel enfeksiyon da varsa azitromisin kullanılmaktadır.</p>
<p><i>Gebelerde Covid 19 tedavisinde bu ilaçların kullanımı Enfeksiyon hastalıkları ve Kadın Doğum hekimlerinin istişaresi sonunda yapılmalıdır. Ancak yapılan çalışmalarda yukarıda bahsi geçen ilaçlarla ilgili olarak yeterli veri olmasa da fetal anomali sıklığını artırmadığı bilinmektedir.</i></p>
<p><i>Gebelerin Covid 19<span class="Apple-converted-space">  </span>enfeksiyonuna daha duyarlı olduğunu gösteren bir çalışma yoktur. Ancak gebelerin diğer insanlara göre hastalıklara daha duyarlı olmaları, morbidite ve mortalitelerinin daha yüksek olması ve daha önceki SARS ve MERS salgınlarında gebelerde görülen yüksek ölüm oranları gebelerin İZOLASYONU ve hastalanmaları durumunda daha dikkatli ve yetkin bir ekip tarafından yapılmasını gerektirmektedir.</i></p>
<p><i>Enfekte gebeler diğer insanlar gibi tedavi edilirler. Bazı vakalarda çocukta sıkıntı(Fetal Distres) ve erken doğum görülmüştür. Gebelik ve doğum yönetiminde enfeksiyon hastalıkları, yoğun bakım uzmanları ve ilgili branşlarla beraber uygun tedavi yapılmalıdır. Yatırılan hastalar negatif basınçlı odalara alınmalı, solunum sıkıntısı olanlara oksijen tedavisi ve mekanik ventilasyon uygulamaası yapılmalıdır. Fazla sıvı tedavisinden kaçınılmalı, sıkı olarak fetal ve uterin monitörizasyon yapılmalıdır.</i></p>
<p><i>Doğum zamanına karar verecek olan kadın doğum uzmanıdır. Erken doğum durumunda çocuk akciğer gelişimi için anneye yapılacak olan glukokortikoid için enfeksiyon hastalıkları ile istişare yapılmalıdır.</i></p>
<p><i>Doğum şekli normal olacaksa ıkınma zorluğuna karşı epizyotomi ile doğumun ikinci dönemi<span class="Apple-converted-space">  </span>kolaylaştırılır. Sezeryanda ise genel anestezi yerine epidural ve spinal anestezi yöntemleri uygulanmalıdır.</i></p>
<p><i>Gebelik ve doğumda direkt bulaş görülmemiştir.<span class="Apple-converted-space"> </span></i></p>
<p><i>Doğumdan sonra yenidoğanın anneden 14gün uzaklaştırılmasını isteyenler olduğu gibi annenin maske ile izole edilerek çocuğunu emzirmesini önerenler de vardır. Anneden pompa ie alınan sütü bebeğe verenler de vardır. Aynı odada kalacaklarsa 2metre kuralı uygulanmalıdır.</i></p>
<p><i>Bizim gebelere ve diğer jinekolojik şikayeti olan hastalara önerimiz, ciddi bir sorun yoksa evinizde kalın demek olacaktır.</i></p>
<p><i>Ve temennimiz tabi ki aşı bulunması ve bu arada virüsün mutasyona uğramaması uğrayacaksa da virulansının düşeceği şekilde olmasıdır.</i></p>
<p>The post <a href="https://oktayaydemir.com/gebelik/gebelikte-covid-19-enfeksiyonu/">Gebelikte Covid-19 Enfeksiyonu</a> appeared first on <a href="https://oktayaydemir.com">Op. Dr. Oktay Aydemir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prenatal Dönem ve Prenatal Tanı</title>
		<link>https://oktayaydemir.com/gebelik/prenatal-donem-prenatal-tani/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Site Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2016 12:52:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Prenatal Dönem]]></category>
		<category><![CDATA[Prenatal Tanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oktayaydemir.com/?p=303</guid>

					<description><![CDATA[<p>Prenatal dönem deyince aklımıza, döllenme ile başlayana ve doğumun gerçekleşmesi le son bulan dönemdir. Bu dönem içinde bebeği etkileyen faktörler genetik ve çevresel faktörlerdir. Çevresel faktörler kontrol edilebilir. Genetik faktörler yakın zamana kadar sonuçları ortaya çıkana kadar farkedilemeyen faktörlerdi. Ancak girişimsel ve girişimsel olmayan pek çok inceleme ile genetik faktörlerin neden olduğu sonuçları ve ön [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://oktayaydemir.com/gebelik/prenatal-donem-prenatal-tani/">Prenatal Dönem ve Prenatal Tanı</a> appeared first on <a href="https://oktayaydemir.com">Op. Dr. Oktay Aydemir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Prenatal dönem</strong> deyince aklımıza, döllenme ile başlayana ve doğumun gerçekleşmesi le son bulan dönemdir. Bu dönem içinde bebeği etkileyen faktörler genetik ve çevresel faktörlerdir. Çevresel faktörler kontrol edilebilir. Genetik faktörler yakın zamana kadar sonuçları ortaya çıkana kadar farkedilemeyen faktörlerdi. Ancak girişimsel ve girişimsel olmayan pek çok inceleme ile genetik faktörlerin neden olduğu sonuçları ve ön habercilerini erken dönemde ve doğumdan önce görebilmeye başladık.</p>
<p>Girişimsel olmayan inceleme yöntemleri arasında; ikili ve üçlü testler, frecell DNA tetkikleri, II.düzey ultrasonografi incelemeleri ve MR incelemeleri sayılabilir.</p>
<p>Girişimsel prenatal inceleme yöntemlerinde 9-12.haftalar aerasında yapılan korion villus örneklemeleri, 14-20.haftalar arasında yapılan amniosentez ve kordosentez uygulamaları sayılabilir.</p>
<p><strong>Prenatal tanı</strong> ile, yaşamla bağdaşmayan anomalileri tespit edip, anneyi bundan kurtarmayı sağlar. Mesela anensefali gibi. Ayrıca doğduğunda yaşasa bile sekeklli bir yaşam sürecek olan çocukları tespit etmeye yardımcı olur. Mesela, down sendromu ya da ağır spina bifidalar gibi. Bir başka faydası da; bazı anomalileri erkenden tespit ederek, doğumda çok erken müdahele ile hayat kurtarmaktır. Mesela karın duvarı anomalilerinde, doğum olur olmaz, batın içi organlar dışarıda zarar görmeden gerekli operatif tedaviler yapılarak yeni doğan kurtarılabilmektedir.</p>
<h4>PERİNATOLOJİ VE PERİNATOLOGLAR</h4>
<p>Yüksek risk taşıyan gebelik ya da gebe adaylarını inceleyen, içerideki fetüs ya da fetuslardaki olası anomali ya da hastalıkları tespit eden ve hatta gerekirse girişimsel tedavi yöntemleri uygulayan uzmanlık dalıdır Perinatoloji. BU işi yapan Kadın Doğum Uzmanı da Perinatolog’dur. Perinatoloji, Kadın Doğum dalında 3sene üst ihtisas veren bir bilim dalı olmuştur.</p>
<p>Perinatologlar yukarıdaki ana prensipler doğrultusunda;</p>
<p>Daha önceden düşük ya da anomalili doğum hikayesi olanlar, ailesinde anomalili çocuk doğumu olanlar, gebelik öncesi diabet ya da hipertansif hastalığı olanlar, Tiroid bezi hastalıkları olanlar, düşük sebebi olabilecek infeksiyon hastalıkları geçirenler, romatizmal hastalık geçirenler ya da olanlar, ciddi böbrek hastalığı olanlar, nörolojik hastalığı olanlar, ailesinde genetik geçişli hastalığı olanlar, gebelik süresince kanama geçirenler, tarama testleri şüpheli çıkanlar, iri gelişim ya da IUGR olanlar, çoğul gebelikler özellikle monokorionik ikizlerde devreye girerler ve detaylı USG(İkinci ve üçüncü düzey ultrason), Doppler USG, CVS, Amniosentez, Kordosentez, Fetusa cerrahi tedaviler ya da medikal tedaviler uygularlar.</p>
<p>The post <a href="https://oktayaydemir.com/gebelik/prenatal-donem-prenatal-tani/">Prenatal Dönem ve Prenatal Tanı</a> appeared first on <a href="https://oktayaydemir.com">Op. Dr. Oktay Aydemir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Over Rezervi Konusu</title>
		<link>https://oktayaydemir.com/gebelik/over-rezervi-konusu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Site Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2016 10:53:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Over Rezervi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oktayaydemir.com/?p=290</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda özellikle ileri yaş evliliklerinin de devreye girmesi ile, over rezervi konusu gündem yarattı. Kadının gebe kalabilmesinde önemli bir faktördür over rezervi. En çok da infertilite vakalarında merak konusu olmaktadır. Yumurtalıklardaki yumurtacıkların sayı ve kalitesini ifade eder. Yetersiz sayı ve olgunlukta yumurtacıkları olan kadınlarda over rezervi azalmıştır denebilir. Azalan over rezervi gebe kalmayı zorlaştırdığı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://oktayaydemir.com/gebelik/over-rezervi-konusu/">Over Rezervi Konusu</a> appeared first on <a href="https://oktayaydemir.com">Op. Dr. Oktay Aydemir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda özellikle ileri yaş evliliklerinin de devreye girmesi ile, over rezervi konusu gündem yarattı.</p>
<h2>Kadının gebe kalabilmesinde önemli bir faktördür over rezervi.</h2>
<p>En çok da infertilite vakalarında merak konusu olmaktadır.</p>
<p>Yumurtalıklardaki yumurtacıkların sayı ve kalitesini ifade eder.</p>
<p>Yetersiz sayı ve olgunlukta yumurtacıkları olan kadınlarda over rezervi azalmıştır denebilir.</p>
<p>Azalan over rezervi gebe kalmayı zorlaştırdığı gibi, gebe kalanlarda düşük ve anomalili çocuk doğurma riski de artmaktadır.</p>
<p>Over rezervini azaltan en önemli faktör kadın yaşıdır. Özellikle 35 yaş kritik bir yaştır.</p>
<p>Over rezervini azaltan faktörlerde yaşın ilerlemesi yanında sigara, obezite, radyoterapi veya kemoterapi , over ameliyatları ve erken menapoz da bir etkendir.</p>
<p>Over Rezervini tespitte pek çok tetkik vardır. En çok kullanılanları söyleyelim:</p>
<ul>
<li>Adetin 1.-5.günleri arasında tercihan 3.günü FSH ve E2 tetkikleri</li>
<li>Adetin herhangi bir gününde AMH tayini</li>
<li>Transvaginal Usg ile yumurtalıklardaki antral foliküllerin sayılmasıni sayabiliriz.</li>
</ul>
<p>Over rezervini ilaçla artırma mümkün değildir.</p>
<h4>ERKEN MENAPOZ (PREMATUR OVARYEN YETMEZLİK):</h4>
<p>Daha önce düzenli adet gören bir hasta 6ay süreyle adet görmemişse ERKEN MENAPOZ ihtimali akla gelir.</p>
<p>Bir ay ara ile bakılan iki Fsh değeri toplamının 40 ya da üzerinde olması kötü haberdir. Ya da AMH değerinin 0.4’ün altında olması da kötü haberdir. Çocuk isteyenlere donör yumurtası tavsiye edilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://oktayaydemir.com/gebelik/over-rezervi-konusu/">Over Rezervi Konusu</a> appeared first on <a href="https://oktayaydemir.com">Op. Dr. Oktay Aydemir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küretaj &#8211; Gebelik Tahliyesi</title>
		<link>https://oktayaydemir.com/gebelik/kuretaj-gebelik-tahliyesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Site Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2016 10:23:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oktayaydemir.com/?p=276</guid>

					<description><![CDATA[<p>NE GÖZÜNÜZDE BÜYÜTECEĞİNİZ, NE DE GEBELİKTEN KORUNMA OLARAK ALGILAMAMANIZ GEREKEN BİR OLGU. NETİCE İTİBARI İLE, ANNELERİN PSİKOLOJİSİ ÇOK ÖNEMLİ. ZOR MU? HAYIR. DİKKAT EDİLMELİ Mİ? EVET, ÇOK DİKKAT EDİLMELİ! KOLAY DİYE KORUNMAYI BIRAKMAYIN. &#160; KÜRETAJ HAKKINDA ÖNEMLİ DETAYLARA GELİNCE; Rahim içindeki gebelik ürününün(sağlam veya bozulmuş veya anembrionik gebelik) alınması, boşaltılması işlemidir. Ayrıca anormal kanamalı hastalarda, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://oktayaydemir.com/gebelik/kuretaj-gebelik-tahliyesi/">Küretaj &#8211; Gebelik Tahliyesi</a> appeared first on <a href="https://oktayaydemir.com">Op. Dr. Oktay Aydemir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li>NE GÖZÜNÜZDE BÜYÜTECEĞİNİZ, <strong>NE DE GEBELİKTEN KORUNMA OLARAK ALGILAMAMANIZ GEREKEN BİR OLGU.</strong>
<ul>
<li>NETİCE İTİBARI İLE, ANNELERİN PSİKOLOJİSİ ÇOK ÖNEMLİ.</li>
<li>ZOR MU? HAYIR.</li>
</ul>
</li>
<li><strong>DİKKAT EDİLMELİ Mİ?</strong>
<ul>
<li>EVET, <strong>ÇOK DİKKAT EDİLMELİ!</strong>
<ul>
<ul>
<li>KOLAY DİYE KORUNMAYI BIRAKMAYIN.</li>
</ul>
</ul>
<p>&nbsp;</li>
</ul>
</li>
</ul>
<h4>KÜRETAJ HAKKINDA ÖNEMLİ DETAYLARA GELİNCE;</h4>
<p>Rahim içindeki gebelik ürününün(sağlam veya bozulmuş veya anembrionik gebelik) alınması, boşaltılması işlemidir. Ayrıca anormal kanamalı hastalarda, kanamanın nedenini tespite yönelik yani teşhis amaçlı küretajlar da vardır. Mesela, menapoza giren bir kadın durduk yerde bir kanama ile karşılaşırsa, mutlaka küretaj ile rahim içinin ve hatta bazen kanalın içinin de incelenmesi yapılacaktır. Histopatolojik incelemeye matuf bu tip işlemler D/C(Dilatasyon ve Curettage’nın baş harfleri) olarak kısaltılır.<br />
<strong>Yasal olarak 10 haftaya kadar</strong> (Halk arasında bu süre 2 Ay bitimi olarak algılanıyor; zira halk, ilişki tarihinden gebeliği hesaplıyor bazen) <strong>küretaj yapılabilir.</strong><br />
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanlarınca ve steril ortamlarda uygulanmalıdır.<br />
Son 30yıldan beri dünyada ve ülkemizde 60cc lik vakum yapan enjektörler ile, plastik kanüller(çubuklar) kullanılmaktadır. Bizler de aynı yöntemi uygulamaktayız. Hemen hemen bujiye bile ihtiyaç duymayacak kadar ince kanüllerle tahliye yapılabilmektedir. 8 Hafta civarında bujilerle 7 numaraya kadar dilatasyon yetmektedir.</p>
<h4>TEKNİK:</h4>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-287 size-full" src="https://oktayaydemir.com/icerikler/uploads/2016/02/enjektor.jpg" alt="enjektor" width="606" height="455" srcset="https://oktayaydemir.com/icerikler/uploads/2016/02/enjektor.jpg 606w, https://oktayaydemir.com/icerikler/uploads/2016/02/enjektor-300x225.jpg 300w, https://oktayaydemir.com/icerikler/uploads/2016/02/enjektor-75x55.jpg 75w" sizes="(max-width: 606px) 100vw, 606px" /></p>
<p>Lokal veya genel anestezi altında uygulanır.</p>
<p>Sanılanın aksine çok zor olmayan, ancak son derece dikkatli yapılması gereken bir işlemdir. Ucu keskin küretler hemen hemen hiç kullanılmamaktadır.</p>
<p>Küretaj işleminden sonra, ben ağrı kesici ve tedbiren 2.jenerasyon sefalospirn vermekteyim. 1hafta kullanmalarını tavsiye etmekteyim.</p>
<p>Küretajdan yaklaşık 1 saat sonra günlük işlere devam edilebilir.</p>
<p>Ve hastaları 1 veya 2 hafta sonra mutlaka kontrole çağırmaktayım.</p>
<p>Bu arada, ilaçlara rağmen ;</p>
<p>Geçmeyen ağrı,</p>
<p>Aşırı kanamalar,</p>
<p>Kanlı veya kansız kötü kokulu akıntı ve/veya</p>
<p>38C nin üzerinde giden ateşler(üşüme-titremelerle kendini gösterir) oluyorsa, mutlaka acilen kontrole gelmelerini isterim.</p>
<h4>KOMPLİKASYONLAR:</h4>
<p>Küretaj yapan her doktorun başına komplikasyonlar gelebilir.</p>
<p>Benim hastalarımda komplikasyon hiç gelişmedi diyen doktor; ya hiç müdahele yapmıyordur ya da palavracıdır.</p>
<p>Hiçbir doktor hastasına zarar vermek istemez.</p>
<p>Ancak, sorumsuzluk ya da dikkatsizlik de affedilecek şeyler değildir.</p>
<p>Tüm dikkatinize ve tedbirlerinize rağmen komplikasyonlarla karşılaşabilirsiniz.</p>
<p>Hele hele 10hafta civarı ya da anomali gibi tıbbi nedenlerle ya da missed abortion ve mol gebeliği(halk arasında üzüm gebeliği diye bilinir) dediğimiz vakalarda, tahliye anında kanama, perforasyon, parça kalması gibi komplikasyonlarla karşılaşılabilir.</p>
<h4>DÜŞÜK HAPI YA DA İĞNESİ VARMIDIR?</h4>
<p>Adet gecikmesi, sadece gebeliğe özgü değildir.</p>
<p>Hormonal ve psikolojik pek çok faktöre bağlı olarak bazı kadınlarda gebe olmadıkları halde; adet gecikmesi olabilir. Kadın kendisinde gebelik belirtilerinin olduğunu da sanabilir. Hatta idrar testi yanlış pozitiflik de vermiş olabilir. İşte bu durumda, adet söktürücü vasıflı ilaçları( genelde gestagenleri kullanırız) eczacı ya da kalfaları verirler hastaya ve ilaç bittikten sonraki adete, “aha düşük yaptırdık” derler. Hoş bu eski dönemlerde daha sık karşılaşılan bir durumdu, ancak halkın eğitim düzeylerini düşünürsek, kenar semtlerde hala karşılaşılan bir durumdur.</p>
<p>-Gerçek gebeliklerde, Misoprostol (ki bir anti ülser ilacıdır) uterus kontraksiyonlarını uyarır ve düşüğe sebep olabilir. Ancak aşırı kasılmalar ile, yorulan uterus kasının düşük sonunda kendini toplayamaması atonilere neden olarak, öldürücü kanamaları davet edebilir. Bundan dolayı hastane şartında ve rahim ağzını dilate etme amacıyla kullanılabilir.</p>
<p>-Yurt dışında düşük için kullanılan RU-486 şu anda bizde kullanılmamaktadır.</p>
<h4>KÜRETAJ KISIRLIK SEBEBİ OLABİLİR Mİ?</h4>
<p>Hayır.</p>
<p>Ancak eski yıllarda metal küret kullanımında ve rahim içinin çok derin kazınmalarında uterus duvarlarının yapışmasına(Asherman sendromu) bağlı olarak, kısırlık görülebilirdi, ancak o kadar istisnai durumlardı ki, görülmesi binlerle ifade edilen oranlardaydı.</p>
<h4>KÜRETAJDAN SONRA NE ZAMAN KANAMA OLUR?</h4>
<p>Ben hastalarıma 1 hafta ile 1.5ay arasında bir sürede kanama olabileceğini, küretajdan 10-15gün sonra yumurtlamanın başlayıp, tekrar gebe kalabilme riskinin ortaya çıkacağını söylerim.</p>
<h4>KÜRETAJDAN SONRA KESİLMEYEN KANAMALAR NEDİR?</h4>
<p>Netice itibariyle gebelik ürününün önemli parçası plasenta denen yapının küçük parçasıdır ve ilk 10haftada korion deriz. Bunun rahim duvarına sıkı yapışıklığı ya da plastik kanüllerin çekmede başarısız olması küçük(mercimek ya da nohut kadar) parçaların rahim duvarında kalmasına neden olacaktır. Küretajdan sonraki 1-2hafta içinde bazen uterus kasılmalarla bunları atar. İşte o esnada, hasta ağrılı ve arada kesilip başlayan kanamalardan şikayet eder. Hemen kontrole çağrılıp, ultrason ile kontrol edilmelidir. Varsa hastaya durum dürüstçe anlatılıp, rest dediğimiz parça yine kanülle alınmalıdır. Hastadan gizleme ya da savsaklama affedilmez bir durumdur.</p>
<h4>KÜRETAJDA PARÇA KALMASI:</h4>
<p>Doktorların ve hastaların en çok canını sıkan şeylerden birisidir.</p>
<p>Çocuk ile anne arasındaki korion ya da plasentadan küçük parçaların kalabilme ihtimali %2-3 civarıdır.</p>
<p>Ne kadar dikkatli olursanız olun; rahim içi düzensizlik ya da çocuğun eşinin duvara sıkıca yapışması gibi faktörlerin de varlığında, mercimek ya da nohut kadar parçalar kalabilmektedir. Özellikle son zamanlarda bıçak yerine plastik kanüllerin kullanılması da etkenlerden birisidir. Bu bizim de başımıza zaman zaman gelmektedir. Küret dediğimiz keskin aletler yerine plastik uç kullanılması daha iyidir. Hem rahim zarını aşırı kazıma riski ortadan kalkmakta hem de küretlerle rahim duvarını delme gibi durumlardan uzak durmuş olunmaktadır.</p>
<p>Hiç parça bırakmam diyen doktor ya küretaj yapmıyordur ya da yalan söylüyordur.</p>
<p>En acısı da, parça kalan hastalarımızın ağrı ya da kanama şikayetiyle gittiği bir başka hastanede, doktor meslektaşlarımızın hastaya olan davranış ve diğer meslektaşı için sarfettiği sözlerdir. Öyle ki, hastanın gözünde ne hekimliğimiz ne cerrahlığımız bırakılır. Hatta hastayı öldürmek üzere olduğumuz varsayımı bile hastanın gözünde canlandırılır.</p>
<p>Oysa ki emin olun, her cerrah’ın başına komplikasyon gelebilir.</p>
<p>Böyle bir durumda genellikle vücut parçayı çoğu zaman rahim kasılmaları ile kendiliğinden atabilmekte, aksi takdirde küçük bir kanülle parçayı tekrar alabilmekteyiz.</p>
<p>Hastalarımıza küretaj öncesi tüm bu bilgileri vermek gerekir.</p>
<p>Ayrıca önemli olan, hastayı yüzüstü bırakmamaktır.</p>
<h4>KÜRETAJ SONU RAHİM İÇİNDE KAN PIHTILARININ BİRİKMESİ:</h4>
<p>Küretaj sonrası özellikle rahim kanalının tıkanması gibi durumlarda içeride kan pıhtılarının birikmesi söz konusu olabilmektedir. Post abortal sendrom da denen bu durumlarda bazen rahim içi kan kordonlara kadar dolup, çok çarpıcı ve şiddetli bir tabloya neden olabilir.</p>
<p>Ultrason ile teşhisi konunca, küçük bir kanülle içerideki pıhtının boşaltılması yeterlidir.</p>
<h4>KÜRETAJDAN SONRA BETA HCG DEĞERLERİ NE ZAMAN DÜŞER?</h4>
<p>4 hafta kadar beta HCG değer yüksekliği 5’in üzerinde seyredebilir.</p>
<h4>KÜRETAJDA GEBELIK TAHLİYESİ OLMAYABİLİR Mİ?</h4>
<p>Evet. Özellikle çok küçük gebeliklerde (Özellikle ancak transvaginal ultrasonografi ile tespit edilebilen keselerde), küretajda gebelik sonlanmayabilir. Hasta bulantılarının geçmediği, ya da hiç kanama olmadığı ya da gebelik belirtilerinin devam ettiği gibi şikayetlerle sizi arar. Ultrasonografi ile teşhis gerçekleşir. Sonuçta işlem tekrarlanır.</p>
<h4>KÜRETAJDAN SONRA OLABİLECEK KÜÇÜK ŞİKAYETLER NELERDİR?</h4>
<p>Bir haftaya kadar süren kanama olabilir.</p>
<p>Verdiğimiz antibotiklere bağlı olarak genital mantar infeksiyonu gelişebilir.</p>
<p>İlaçlar bazen mide barsak sistemi ile ilgili şikayetlere yol açabilir(şişkinlik, karın ağrısı gibi).</p>
<p>Küretajdan sonra, rahim içinde kan birikmesi olabilir. Ağrılı kramplara neden olur. Rahim ağzının en ince kanülle dilatasyonu kanın boşalmasını sağlar ve hasta rahatlar.</p>
<h4>KAÇ KERE KÜRETAJ OLUNABİLİR?</h4>
<p>Küretaj bir doğum kontrol yöntemi olmamalıdır. Ancak küretajın yukarıda saydığımız riskleri haricinde bir riski yoktur.</p>
<p>17 kere küretaj olduğunu söyleyen hasta bilirim.</p>
<h4>KÜRETAJ SONRADAN DİĞER JİNEKOLGLAR TARAFINDAN ANLAŞILABİLİR Mİ?</h4>
<p>Hayır. Ancak ilk 48 saatte rahim ağzını tuttuğumuz tenakulum dediğimiz tek dişli pensetin izi bir fikir verebilir.</p>
<h4>KAN UYUŞMAZLIĞI OLANLARDA KÜRETAJ SONRASI ANTİ D(KAN UYUŞMAZLIĞI İĞNESİ OALRAK HALK DİLİNE GİRMİŞTİR) YAPILMALIMIDIR?</h4>
<p>Embrio ve dolayısıyla kan dolaşımı oluşmamış ise, anneye geçecek antijen yoktur. O halde iğneye gerek yoktur. Kalp atımı oluşacak kadar büyümüş gebeliklerde ve komplet mol gebeliklerde Anti D yapılmalıdır.</p>
<h4>KÜRETAJDAN SONRA, SPİRAL TAKILIR MI?</h4>
<p>Doktor çok eminse parça kalmadığından, spiral takabilir. Ancak ben 1 ya da 2 hafta sonra veya ilk adette takmayı öneriyorum hastalarıma. Bu şekilde hastanın kontrolü de yapılmış oluyor.</p>
<h4>KÜRETAJ SIRASINDA YUMURTLALIK KİSTLERİ DE OLABİLİYOR MU?</h4>
<p>Gebeliğin ilk haftalarda corpus luteum kisti olabilir. Hastaya durum izah edilir. Küretajdan sonraki kontrolde kist devam ediyorsa, incelemeleri yapılıp, oral kontraseptif verilebilir.</p>
<h4>KENDİ KENDİNE DÜŞÜK YAPMA GAYRETLERİ VE JİNEKOLOG HARİCİ KÜRETAJ İŞLEMLERİ VAR MI?</h4>
<p>Elbette var. Ancak gelişen Türkiye ile bunlar oldukça azalmıştır.</p>
<p>Ben bazı pratisyen hekimlerin, bazı ebelerin bu işlemi yaptıklarına şahit oldum. Ancak kanunlardaki açıklardan yararlandılar.</p>
<h4>KÜRETAJLARDA KOMİK OLAYLAR OLUYOR MU?</h4>
<p>Mesela daha embrionun bile görülmediği keselerde, tahliyeden sonra, bazı hastaların, ısrarla “cinsiyeti neydi?” diye sormaları.</p>
<p>Menapozda kanaması olan hastaya küretaj yapıp parça almak istediğimizde, kocasının “gebe mi?”, ya da “15 sene önce küretaj olmuştu, o zamandan parça mı kalmış?” demeleri gibi olaylarla karşılaşıyoruz.</p>
<p>The post <a href="https://oktayaydemir.com/gebelik/kuretaj-gebelik-tahliyesi/">Küretaj &#8211; Gebelik Tahliyesi</a> appeared first on <a href="https://oktayaydemir.com">Op. Dr. Oktay Aydemir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gebelikte Beslenme ve Kilo Almak</title>
		<link>https://oktayaydemir.com/gebelik/gebelikte-beslenme-ve-kilo-almak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Site Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Oct 2014 23:17:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikte Beslenme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oktayaydemir.com/?p=132</guid>

					<description><![CDATA[<p>Normalde gebelik süresince alınması gereken kilo: 9-11kg kadardır. Zayıf bünyelilerde 15-16kg’a kadar müsaade edilebilirken, obezlerde kilo artışı 7-8kilo civarında olmalıdır. Normal kilo artışının 2-.5kiloluk kısmı ilk 20 haftada olmalıdır. Son 20haftada aylık kilo artışını 1.5-2kg seviyesinde tutmaya özen gösterilmelidir. Gebe olmayan bir insanın kalori ihtiyacı 200kilokalori iken bu gebelerde 2300 kilokalori gibi olacaktır. Bunun %40’ı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://oktayaydemir.com/gebelik/gebelikte-beslenme-ve-kilo-almak/">Gebelikte Beslenme ve Kilo Almak</a> appeared first on <a href="https://oktayaydemir.com">Op. Dr. Oktay Aydemir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Normalde gebelik süresince alınması gereken kilo: 9-11kg kadardır.</p>
<p>Zayıf bünyelilerde 15-16kg’a kadar müsaade edilebilirken, obezlerde kilo artışı 7-8kilo civarında olmalıdır.</p>
<p>Normal kilo artışının 2-.5kiloluk kısmı ilk 20 haftada olmalıdır. Son 20haftada aylık kilo artışını 1.5-2kg seviyesinde tutmaya özen gösterilmelidir.</p>
<p>Gebe olmayan bir insanın kalori ihtiyacı 200kilokalori iken bu gebelerde 2300 kilokalori gibi olacaktır. Bunun %40’ı karbonhidratlarla sağlanmalıdır. %30’u yağlar, %30’u da proteinlerle karşılanmalıdır.</p>
<p>İlkokuldan tibaren öğretilen dengeli ve düzenli beslenme kuralları gebelikte de geçerlidir.Farklı olarak öğün sayılarını 4-5’e çıkarmak gerekmesidir. Belli maddeler halinde yazacak olursak:</p>
<p>1.Gebeler az az ve sık sık yemelidir.</p>
<p>2.Gebe olmayanlar gibi aşırı yağlı ya da kalorili yiyecek ya da içeceklerden uzak durmalıdır</p>
<p>3.Et ve süt ürünleri ile protein ihtiyacı karşılanmalıdır. Bunun için günde bir ya da iki öğün et tüketmek, 2 ya da 3bardak süt içmek, kahvaltıda peynir tüketmek yetecektir.</p>
<p>4.Haftada bir ya da iki defa balık tüketmek ya da günde 3ceviz omega3 için iyi bir kaynak olmaktadır. Ben balık yağı yazmıyorum. Balık sakatatlarından yapılabilme olasılıkları nedeniyle.</p>
<p>5.Her öğün bir ya da iki dilim ekmek tavsiye ediyorum.</p>
<p>6.Aşırı tuz tüketimi kısıtlanmalıdır.</p>
<p>7.Günde en az 2-2.5litre su öneriyorum. Buna karşın kola,soda,gazoz gibi bol kalorili içecekleri yasaklıyorum gebelerime.</p>
<p>8.Çiğ köfte ya da iyi pişirilmemiş et ürünleri tüketmemelerini öneriyorum.</p>
<p>9.Alkol tüketimi konusunda önermediğimi belirtiyorum. Zira fetusun kalsiyum ihtiyacı karşılanmazsa, annedeki kemik deposu arz verecektir. Bu da ileride kemik erimelerine neden olacaktır. Süt ve süt ürünlerinden başka önemli kalsiyum kaynakları kuru baklagiller, kuru kaysı, ceviz, fındık, badem, yeşil yapraklı sebzeler sayılabilir. Günlük kalsiyum ihtiyacı 1000mg kadardır.</p>
<p>10.Tatlı tüketimi kısıtlı miktarlarda öneriyorum. Diabet ve gebelik bir arada ise, tabi ki önermiyorum.</p>
<p>11.Aşırıya kaçmadan meyva tüketimi öneriyorum.</p>
<p>12.İlk 10haftada folik asit alımını öneriyorum. Bu şekilde nöral tüp defekti görülme sıklığını düşürdüğünü gösteren bilimsel çalışmalar vardır.</p>
<p>13.Gebelere diyet önermiyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://oktayaydemir.com/gebelik/gebelikte-beslenme-ve-kilo-almak/">Gebelikte Beslenme ve Kilo Almak</a> appeared first on <a href="https://oktayaydemir.com">Op. Dr. Oktay Aydemir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gebelik ve Diabet (Şeker Hastalığı)</title>
		<link>https://oktayaydemir.com/gebelik/gebelik-ve-diabet-seker-hastaligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Site Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Oct 2014 23:16:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik ve Diabet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oktayaydemir.com/?p=130</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pankreas bezinden salgılanan insülinin yetersiz salınımı ya da yeterli  ve hatta fazla salınımına rağmen hedef hücrede insülinin etkisini gösterememesine bağlı olarak ortaya çıkan HİPERGLİSEMİ yani kan glikoz düzeyinin yüksekliği ile karakterize bir metabolik hastalıktır. Gebe kadınların %0.5’inde tanı konulmuş ya da konulmammış DM vardır. Sebebi multifaktöryaldır  ve içerisnde genetik ve çevresel faktörleri de barındırır. Hastalık [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://oktayaydemir.com/gebelik/gebelik-ve-diabet-seker-hastaligi/">Gebelik ve Diabet (Şeker Hastalığı)</a> appeared first on <a href="https://oktayaydemir.com">Op. Dr. Oktay Aydemir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Pankreas bezinden salgılanan insülinin yetersiz salınımı ya da yeterli  ve hatta fazla salınımına rağmen hedef hücrede insülinin etkisini gösterememesine bağlı olarak ortaya çıkan HİPERGLİSEMİ yani kan glikoz düzeyinin yüksekliği ile karakterize bir metabolik hastalıktır.</p>
<p>Gebe kadınların %0.5’inde tanı konulmuş ya da konulmammış DM vardır.</p>
<p>Sebebi multifaktöryaldır  ve içerisnde genetik ve çevresel faktörleri de barındırır.</p>
<p>Hastalık kendini hipergliseminin yanında aşırı protein ve yağ yıkımı ile gösterir ve vücutta keton cisimleri ve asidin arttığı ketoasidoza gidişli bir hastalıktır.</p>
<p>Diabetes mellitus ya gebelikten önce de vardır ve gebelik süresince ağırlaşır; buna PREGESTASYONAL DİABET denir ve görülme sıklığı 200 de bir yani %0.5’tir. Diabetes mellitus ya da gebelik süresince ortaya çıkabilir ki o zaman GESTASYONAL DİABET’ten söz edilmektedir. Gestasyonal diabetin görülme sıklığı %2.5 yani 200’de 5’tir.</p>
<p>Gebe kalmaya karar vermeden önce özellikle ailesinde DM yükü olan hastalar 75GR GLİKOZ İLE DİABET TARAMASI yaptırtmalıdır.</p>
<p>Gebelik ve diabetbirbirini olumsuz etkilerler.</p>
<p>DİABETİN GEBELİĞE ETKİLERİ</p>
<p>1.Çocukta iri gelişim. Anne kanında yükselen ve çocuğa geçen glikoz etkisiyle.  İri çocuk gelişimi doğum zorluklarına neden olabilmektedir.</p>
<p>2.Gebelik süresince preeklampsi adını alan yüksek tansiyon, ödem ve proteinüri ile seyreden hastalığa yakalanma riski yükselebilir.</p>
<p>3.özellikle son 2haftada ani fetüs ölümleri görülebilir.</p>
<p>4.Erken doğum ve ona bağlı RDS sendromu görülebilir.</p>
<p>5.Yenidoğan çocukta hipoglisemi gelişebilir.</p>
<p>BELİRTİLERİ:</p>
<p>Genellikle yükleme testleri ile tanısı konulabilmektedir. Bazen yorgunluk, çok su içme ve çok sık idrar yapma gibi belirtiler de olabilmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>TANI:</p>
<p>24-28.haftalar arasındaki gebelere DİABET TARAMASI yapılır: 50gr glikoz ile yükleme sonucunda 1.saatteki kan şekeri  düzeyine bakılır. 1.saatteki kan şekeri %140 ya da üzerinde ise, 100gr glikoz ile 3saatlik yükleme yapılır ve bu şekilde tanı koyulur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>TEDAVİ:</p>
<p>Gebelikte diabet tedavisinde ideal ilaç İNSÜLİN’dir. Ayrıca diyet ve egzersiz yardımcıdır.</p>
<p>İç hastalıkları Uzmanı ile ortaklaşa takip edilir.</p>
<p>Gebelikte Diabet ortaya çıkan çocuklarda  ileride DM gelişme riski 20 kat fazladır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://oktayaydemir.com/gebelik/gebelik-ve-diabet-seker-hastaligi/">Gebelik ve Diabet (Şeker Hastalığı)</a> appeared first on <a href="https://oktayaydemir.com">Op. Dr. Oktay Aydemir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gebelikte Tiroid Hastalıkları</title>
		<link>https://oktayaydemir.com/gebelik/gebelikte-tiroid-hastaliklari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Site Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Oct 2014 23:07:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikte Tiroid Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Tiroid Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oktayaydemir.com/?p=125</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tiroid bezi, boynun önünde yer alan ve hipotalamus (TRH hormonu aracılığı ile) ve adenohipofiz(TSH hormonu aracılığı ile) kontrolünde çalışan bir organdır. Tiroid hormonları vücutta metabolizmadan over fonksiyonlarına kadar pek çok yerde işlev görür. Fetusda ise, özellikle ilk trimestrede beyindeki nöron gelişim ve fonksiyonlarında etkilidir. Nitekim 8.haftada embrio beyin hücre ve nükleuslarında T3 hormonu tespit edilmiştir. Gebelikte [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://oktayaydemir.com/gebelik/gebelikte-tiroid-hastaliklari/">Gebelikte Tiroid Hastalıkları</a> appeared first on <a href="https://oktayaydemir.com">Op. Dr. Oktay Aydemir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Tiroid bezi</strong>, <strong>boynun önünde yer alan ve hipotalamus </strong>(TRH hormonu aracılığı ile) ve adenohipofiz(TSH hormonu aracılığı ile) kontrolünde çalışan bir organdır.</p>
<p>Tiroid hormonları vücutta metabolizmadan over fonksiyonlarına kadar pek çok yerde işlev görür. Fetusda ise, özellikle ilk trimestrede beyindeki nöron gelişim ve fonksiyonlarında etkilidir. Nitekim 8.haftada embrio beyin hücre ve nükleuslarında T3 hormonu tespit edilmiştir. Gebelikte tiroid hastalıklarının en önemli bir yanı da budur. İlk trimestre’de yetersiz T4 ve T3 hormonları, çocuğun gelecekte IQ seviyelerinde 7-10puanlık düşmelere neden olacaktır.</p>
<p>Tiroid bezi fonksiyonlarında TRH ve TSH önemli etken hormonlardır. Bunların yanında yeterli iyot alımı da tiroid fonksiyonlarında çok önemlidir. Yeri gelmişken yazalım; gebe olmayan kadınlarda günlük iyot ihtiyacı 150mikrogram iken, gebelerde bu ihtiyaç fetusun da iyot ihtiyacı devreye girdiği için, 200-250mikrograma çıkmaktadır.</p>
<p>Üretilen ve kan dolaşımına salınan tiroid hormonları yani T3(triiyodotironin) ve T4(tiroksin ya da tetraiyodotironin)’nin %99’u kanda TBG(Tiroid bağlayıcı globülin) adlı bir proteine bağlı olarak dolaşır. Sadece %1’i serbest haldedir ve aktif olan kısım da bu kısımdır.</p>
<h4>GEBELİKTE TİROİD BEZİ İLE İLGİLİ DEĞİŞİKLİKLER:</h4>
<p>1-Gebelikte artan östrogen üretimi etkisi ile TBG seviyesi artar. TBG: Tiroksin bağlayıcı globülin adlı bir proteindir. Artan TBG ile dolaşımdaki free T3 ve T4 değerleri düşer. Bu durumda hipotalamus ve adenohipofiz bezi uyarılır. Bu da tiroid bezinin uyarılmasını getirir. İşte tam da bu noktada yeterli iyot alımı olan ve subklinik tiroidit tablosu olmayan gebelerde, tiroid bezi büyümeden ve TSH değerleri çok anlamlı yükselme düzeylerine ulaşmadan cevap sağlanır.</p>
<p>2-Bir gebelik hormonu olarak plasentadan üretilen HCG ile TSH hormonlarının alfa subünitleri birbiriyle aynıdır. Ve bilindiği gibi HCG hormonu 8-14.haftalar arasında gittikçe yükselen bir seviye gösterir. Yükselen HCG, tiroid bezine TSH gibi uyarıcı etki ederek T3 ve T4hormon sentezinin artmasını sağlar. Akabinde artan T3 ve T4 hormonlarının negatif feed back etkisi ile de TSH seviyeleri hemen daima düşer. HCG’nin çok yüksek olduğu bazı hiperemezis vakalarında çok yükselecek T3 ve T4 değerleri sonucu tabloya hipertiroidi bulguları da eklenecektir.</p>
<p>3-Büyük moleküllü olduğu için TSH plasentayı geçemez. Plasentadan az miktarlarda T3 ve T4 hormonları fetusa geçer. İşte fetusa geçen bu tiroid hormonları fetüs beyninde nöronların gelişim ve fonksiyonlarında etkili hormonlardır. Eksikliğinde doğacak çocuklarda IQ seviyeleri akranlarında 7-10 puan düşük olacaktır. İlginç bir not olarak belirtelim ki; 8haftalık embrionun beyin hücre ve nükleuslarında T3 hormonu tespit edilmiştir.</p>
<p>Fetusun tiroid bezi 14.haftada işlev görmeye başlar.</p>
<p>4-Gebelik sırasında idrarla iyot atılımı artmıştır. Bu durum şu açıdan önemlidir. İyot eksikliği olan bölgelerde bir de iyot atılımı arttığı için bu kadınların gebeliklerinde hipotiroidi ve goitre gelişmektedir.</p>
<p>Bu veriye dayanarak, idrarda iyot miktarına bakarak iyot eksikliği olup olmadığı anlaşılabilir. Şöyle ki, gebelikte idrarla günlük iyot atılımı 150mikrogram ya da daha düşükse iyot eksikliği söz konusudur. Günlük iyot atılımı 150-249mikrogram ise, yeterli iyot alımı söz konusudur.</p>
<h4>GEBELİKTE TİROİD FONKSİYON TESTİ OLARAK TSH ÖNEMLİDİR. Çünkü:</h4>
<p>Free T3 ve T4 değerleri gebelikte mantıklı değerlendirme testleri gibi görünse de değildir. Çünkü Free T3 ve T4 değerleri hem TBG artışlarından hem de plazma volüm artışlarından etkilenmektedir. Ayrıca Free T3 ve T4 değerleri her gebelik haftasında değişkenlik gösterebilmektedir. İşte bunlardan dolayı TSH değerleri tiroid fonksiyonlarını değerlendirmede önemli bir kriterdir. Sadece erken gestasyonda TSH yanında Free T4 de bakılabilir.</p>
<p>Tsh değerleri  ilk trimestre için &lt;2.5mikroünite/ml, ikinci ve üçüncü trimestre içinse &lt;3mikroünite/ml olmalıdır.</p>
<p>NOT: Gebe kalmadan önce TSH düzeyi 2.5-5 arası olan gebelerdeki abortus ya da ölü doğuma bağlı gebelik kayıpları, TSH düzeyi &lt;2.5 olanlardan anlamlı olarak yüksektir.</p>
<h4>GEBELİKTE HİPOTİROİDİ</h4>
<p><strong>HİPOTİROİDİ</strong>, tiroid bezinin normalden az T3 ve T4 salgılamasıdır.</p>
<p>Sebep olarak</p>
<p>1-İyot eksikliği</p>
<p>2-Otoimmun bozukluklar(Hashimoto tiroiditi)</p>
<p>3-Radyoaktif iyot tedavileri</p>
<p>4-Tiroid cerrahileri</p>
<p>5-Hipofiz hastalıkları sayılabilir. En sık karşılaşılan sebepler iyot eksikliği ve otoimmun bozukluklardır.</p>
<p>Hipotiroidi iki tiptir: Aşikar ya da Subklinik.</p>
<p>Aşikar Hipotiroidi de: TSH değeri yüksek iken  FT4 değeri düşüktür.</p>
<p>Subklinik Hipotiroidi de ise, TSH yüksek, FT4 normal sınırlardadır.</p>
<p>Gebelerin %5’inde aşikar, %2.5’unda subklinik HİPOTİROİDİ görülür.</p>
<p>GEBELERDE VARSA HİPOTİROİDİ, MUTLAKA TEDAVİ EDİLMELİDİR. Aksi takdirde, doğacak çocuklarda IQ düşüklüğü yanında, abortus, erken doğum, düşük doğum ağırlığı, yeni doğanda sıkıntılı solunum ve anemi görülür.</p>
<h4>GEBELERDE HİPOTİROİDİ TEDAVİSİ VE TEDAVİ TAKİBİ:</h4>
<p>Aslında hipotiroidi tedavisine gebe kalmadan başlanması önemlidir. Gebelikte ilk tirmestreden itibaren tedavi başlamalıdır. Tedavide L-tiroksin(levotiron) kullanılır. Günlük doz 100-150 mikrogramdır. Hipotiroidi tedavisi görürken gebe kalanlarda L-tiroksin dozları ilk etapta %30 artırılmalıdır(Haftanın iki günü alınan doz iki katına çıkılır).</p>
<p>Levotiron alan kadınlarda doz ayarlaması için TSH değerleri kılavuz alınır. Bunun için ayda bir TSH değerleri kontrol edilir. İlk trimestrede TSH 2.5’un, daha sonrasında ise 3’ün altında olacak şekilde doz ayarlamasına gidilir.</p>
<p>İlk tirmestre geçtikten sonra hipotiroidi tespit edilen gebelere fetusla ilgili IQ düşüklük meselesi izah edilmelidir.</p>
<p>NOT: Hipotiroidide gebe olsun olmasın tüm insanlar için geçerli olan yeterli miktarlarda iyot alınması önemli bir kriterdir.</p>
<h4>GEBELİKTE HİPERTİROİDİ</h4>
<p>Tiroid bezinin aşırı hormon üretmesi olan Hipertiroidi gebelerde de görülebilir.</p>
<p>Gebelerdeki Hipertiroidi olgularının tamamına yakını(yaklaşık %95’i bir otoimmun hastalık olan GRAVES HASTALIĞINA bağlıdır. Geri kalan Gebelik Hipertiroidilerinde sebep; gebelikte yükselen beta HCG değerleri nedeniyle oluşan Gebeliğin geçici tireotoksikozudur(Beta HCG nin alfa alt ünitesi bilindiği gibi, TSH’nın alfa alt ünitesi ile aynıdır). Gestasyonal geçici tireotoksikoz, 14.haftadan itibaren; düşen beta HCG değerleri nedeniyle geriler.</p>
<p>Yukarıda sözünü ettiğimiz Graves hastalığı bir otoimmun sistem bozukluğu hastalığıdır; burada vücudun ürettiği TSH RESEPTÖR ANTİKORLARI(TSHR), TSH benzeri bir etki göstererek tiroid bezini uyarırlar. Neticede goitre, taşikardi, tremor, terleme, sinirlilik ve bazen ekzoftalmi gibi belirti ve bulgular ortaya çıkar. Teşhisinde TSHR antikorları ve goıtre varlığına bakılır.</p>
<p>Gebelikte hipertiroidi tedavi edilmezse,ANNEDE:  DÜŞÜK,ABLATİO PLASENTA, ERKEN DOĞUM, PREEKLAMPSİ, IUGR, MİNOR KONJENİTAL ANOMALİLER görülebilir. ÇOCUKTA İSE, anneden geçen TSHR ANTİKORLARI fetusun tiroid bezini uyararak NEONATAL HİPERTİORİDİYE NEDEN OLUR. Bilindiği gibi, TSHR antikorları TSH gibi etki etmektedir.</p>
<p>NOT: HİPERTİROİDİLİ GEBELERDE İNFEKSİYON YA DA DOĞUM BAŞLANGICI GİBİ FAKTÖRLER ETKİSİYLE TİROİD KRİZİ ortaya çıkar(Vakaların %10’nunda). Gebede yüksek ateş, kasılmalar, bilinç bulanıklığı, kusma, ishal, taşikardi ve ritm bozuklukları ve kalp yetmezliği görülebilir. Derhal antitiroid ilaçlar, sıvı replasmanları ve steroid tedavisi verilir ve doğum sağlanır.</p>
<h4>GEBELERDE HİPERTİROİDİ TEDAVİSİ:</h4>
<p>Birincil ilaç: PROPİLTİOURACİL’dir. Özellikle ilk 3ayda. Zira metimazol denen diğer ilaç, ilk 3ayda kullanılırsa, aplasia kutis ve metimazol embriopatisine(koanal atrezi, GİS anomalileri ve fasial anomaliler) neden olabilmektedir. Propil tiouracilin en büyük tehlikesi hepatotoksik etkisidir. Hepatotoksisite belirtileri gösteren gebe, 3aydan büyükse metimazole geçilir.</p>
<h1>Not:</h1>
<p>ANTİ TPO ANTİKORLARI POZİTİF BULUNAN KADINLAR, gebeliğin ilk aylarında TSH ve FT+ değerleri normal olsa bile; ilerleyen gebelik aylarında “tiroid bezinin fonksiyonel rezervlerinin azalmasına bağlı olarak, subkliink ya da aşikar hipotiroidiye geçebilirler. Bundan dolayı, anti TPO antikoarları pozitif gebelerde ötiroidik de olsalar L-tiroksin başlanmalıdır. Bu şekilde abortus ve erken doğum riskleri anlamlı ölçüde azaltılmış olur.</p>
<p>The post <a href="https://oktayaydemir.com/gebelik/gebelikte-tiroid-hastaliklari/">Gebelikte Tiroid Hastalıkları</a> appeared first on <a href="https://oktayaydemir.com">Op. Dr. Oktay Aydemir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gebelikte Kaşıntı</title>
		<link>https://oktayaydemir.com/gebelik/gebelikte-kasinti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Site Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Oct 2014 23:04:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oktayaydemir.com/?p=123</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gebelerin yaklaşık beşte birinde kaşıntı şikayetleri vardır. Bir kısmı alınan ilaçlara ya da yenen besinlere karşı oluşan alerjik reaksiyonlara, gebelikten önce var olan dermatozlara ya da lenfoma ve hepatitis gibi sistemik hastalıklara ya da kanda bilirubini yükselten diğer nedenlere bağlı olabildiği gibi, direkt gebeliğe bağlı olanlar da vardır. Direkt gebeliğe bağlı olarak oluşan kaşıntılar deyince [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://oktayaydemir.com/gebelik/gebelikte-kasinti/">Gebelikte Kaşıntı</a> appeared first on <a href="https://oktayaydemir.com">Op. Dr. Oktay Aydemir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gebelerin yaklaşık beşte birinde kaşıntı şikayetleri vardır.</p>
<p>Bir kısmı alınan ilaçlara ya da yenen besinlere karşı oluşan alerjik reaksiyonlara, gebelikten önce var olan dermatozlara ya da lenfoma ve hepatitis gibi sistemik hastalıklara ya da kanda bilirubini yükselten diğer nedenlere bağlı olabildiği gibi, direkt gebeliğe bağlı olanlar da vardır.</p>
<p>Direkt gebeliğe bağlı olarak oluşan kaşıntılar deyince birkaç durum karşımıza çıkar:</p>
<p>1-GEBELİĞE BAĞLI İNTRAHEPATİK KOLEOSTAZİS</p>
<p>2-GEBELİK ÜRTİKERİ(PUPP)</p>
<p>3-CİLT ÇATLAKLARINA BAĞLI KAŞINTILAR</p>
<p>4-HERPES GESTASYONES(PEMFİGOİD GESTASYONES)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>GEBELİĞİN İNTRAHEPATİK KOLEOSTAZİSİ</p>
<p>Gebelerde karaciğerde safra akımının yavaşlamasıdır. Atılamayan ve kanda biriken safra tuzları ve yükselen bilirubin tabloyu oluşturur.</p>
<p>Gebelikte özellikle 30.haftadan sonra(bazen 6.haftada bile görülebilir) ortaya çıkan bir tablodur. Oluşumunda östrogen ve progesterona karşı aşırı duyarlık suçlanmaktadır. Östrogen hormonu safra tuzlarının karaciğerden atılımını engelleyerek etkili olmakta, progesteron ise karaciğerden östrogen eliminasyonunu engelleyerek östrogene yardımcı olmaktadır. Bu hastalar gebe olmadıkları dönemde östrogen ve progesteron içeren oral kontraseptif  aldıklarında da bazen kaşıntı tablosu oluşabilmektedir.</p>
<p>Gebelerin %0.1 ile %1.5’unda görülür.</p>
<p>Görülme sıklığı ırksal ya da genetik özellikler taşır. Mesela aynı aileden kadınlarda daha sık görülmesi, aynı kadının takip eden gebeliklerinde çoğunlukla tekrarlama eğilimi ve mesela Şili’de gebe kadınların %15-20’sinde görülebilmesi ırksal ve genetiksel yatkınlığı doğrular nitelikte bulgulardır.</p>
<p>Vakaların %80’ni 30.haftadan sonra ortaya çıkarsa da 6. Haftada bile görülenler vardır.</p>
<p>Belirtiler:</p>
<p>En önemli belirti: Döküntü vermeden, avuç içi ve ayak tabanlarından başlayan ve sonra kol ve bacaklarla tüm vücuda yayılan döküntüsüz kaşıntılardır. Kaşıntılar geceleri görülür.</p>
<p>Kaşıntıdan başka: sarılık, idrar renginde koyulaşma, dışkı renginin açılması, dışkı ile yağ kaybı ve bu yağ kaybı neticesi oluşan K vitamin eksikliğinin neden olduğu kanamalar görülebilir. Sarılık bu hastaların beşte birinde ve kaşıntının başlamasından 2-4hafta sonra ortaya çıkar. Ki, gebelikte viral hepatitten sonra en sık sarılık sebebi gebelik koleostazıdır.</p>
<p>Yukarıda saydığımız belirtilerin hepsi olmak zorunda değildir. Bu belirtilerden sadece biri ya da bir kaçı bir arada olabilir.</p>
<p>Laboratuvar bulguları:</p>
<p>1-Karaciğer enzimlerinde(ALT, AST, ALP ve GGT) yükselme görülebilir.</p>
<p>2-Safra tuzları yükselmiştir.</p>
<p>3-Bilirubin yüksekliği</p>
<p>4-Kolesterol yüksekliği</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gebelikte intrahepatik koleostazın fetusa etkileri:</p>
<p>Fetus, safra temizliğini anne karaciğeri aracılığıyla yapar. Gebelik koleostazı olan bir anne ne kendi ne de fetusun safra atılımını yeterli miktarda yapamayacaktır. Dolayısıyla çocuk kanında biriken safra tuzları ve bilirubin çocukta fetal distresse, erken doğuma ve mekonyum asipirasyonuna ve hatta K vitamini düşüklüğü nedenli fetal beyin kanamalarına neden olacaktır( K vitamini yetersizliği annede de kanamalara sebep olabilir.)… İşte bunlardan dolayı ağır gebelik koleostazında; 38.haftada doğum sağlanmalıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Tedavi:</p>
<p>Hafif vakalarda:</p>
<p>Nemlendiriciler, antihistaminikli ya da kortizonlu kremler ve antihistaminik tabletler denenir.</p>
<p>Ağır vakalarda:</p>
<p>1-Ursedeoksikolik asit(URSOFALK KAPSÜL):Karaciğer enzimlerini toparlar, hem fetüs hem de annedeki safra asit düzeylerini düşürür ve bebek üzerindeki kötü risk azalır ya da kalkar.</p>
<p>2-Kolestiramin(KOLESTRAN TOZ):Sadece kaşıntıyı azaltmaya faydası olur.</p>
<p>3-K vitamini(LİBAVİT K): K vitamini ölçümlerinde seviye düşükse, kanama eğilimini azaltmak için eksik yerine konmalıdır. Özellikle doğum düşünülüyorsa.</p>
<p>4- Yüksek doz kortikosteroidler. Ancak bunlar da yenidoğanda adrenal yetmezlik tablosu oluşturabilir. Doğum sonunda dikkat…</p>
<p>NOT: Doğumdan sonra, tablonun düzelmesi 2-4hafta alabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ayırıcı tanı:</p>
<p>Preeklampsi, HELLP sendromu, gebeliğin akut yağlı karaciğeri, viral hepatitler ve ilaca bağlı hepatitler ayırıcı tanıda düşünülecek tablolardır. Bunlardan dolayı trombosit sayımları ve hepatitis testleri yapılmış olmalıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>GEBELİK ÜRTİKERİ</p>
<p>(PUPPP=PRURITIC URTICARIEN PAPUL and PLAQUES OF PREGNANCY)</p>
<p>Gebelikte kırmızı kabarık lezyonlarla birlikte seyreden kaşıntı halidir. Özellikle ilk gebelikte ve 35.haftadan sonra ortaya çıkar. Diğer gebeliklerde tekrarlama olasılığı düşüktür ve östrogen ve progesteron ile dolayısıyla oral kontraseptiflerle  ilgisi yoktur.130-300gebelikte bir görülür.</p>
<p>Hastaların üçte ikisinde kaşıntılar karın çatlaklarından başlar. Daha sorna göve, kollar ve bacaklara yayılır. Yüzde nadiren görülür. Avuç içi ve ayak tabanlarında görülmez. Lezyonlar iyileştikten sonra yerlerinde koyu bir leke bırakabilir.</p>
<p>Oluşumunda gecikmiş aşırı duyarlık reaksiyonu yanında karın duvarının hızlı büyümesinin iltihabi bir reaksiyona bunun da kaşıntıya neden olabileceği konuşulur. Karın duvarının gerilemsi teorisini doğrulayan bir bulgu ikizlerde sık görülmesidir.</p>
<p>Tedavide antihistaminik ya da kortikosteroidli krem ya da tabletler verilir. Tedaviye cevap vermeyen olgularda erken doğuma gerek yoktur.</p>
<p>HERPES GESTASYONES</p>
<p>(PEMFİGOİD GESTASYONES)</p>
<p>Oldukça iyi tanımlanmış bir gebelik dermatozudur.</p>
<p>Gebelikte(Gebeliğin geç dönemlerinde ya da doğumdan sonra), mol gebeliğinde ve hatta koriokarsinom esnasında ortaya çıkabilen OTOİMMUN NİTELİKLİ bir hastalıktır. Sonraki gebeliklerde de tekrarlama eğilimindedir. Tekrarlamalar bir öncekinden daha şiddetli seyirler gösterir.</p>
<p>Özellikle karın bölgesinde başlayan, kalça ve gövde ve kollar ve bacaklara yayılır. Ancak yüz, avuç içi ve ayak tabanı çok nadiren tutulur. Kaşıntıları bül gelişimleri izler. Patlayan büller, herpese benzediği için, herpes gestasyones adını almıştır.</p>
<p>Tanı için biopsi şarttır.</p>
<p>Gebelik ürtikeri gibi tedavi yöntemleri uygulanır.</p>
<p>Doğumdan sonra kaybolabildiği gibi tablo devam da edebilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://oktayaydemir.com/gebelik/gebelikte-kasinti/">Gebelikte Kaşıntı</a> appeared first on <a href="https://oktayaydemir.com">Op. Dr. Oktay Aydemir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gebelikte istenen Kan ve İdrar tetkikleri</title>
		<link>https://oktayaydemir.com/gebelik/gebelikte-istenen-kan-ve-idrar-tetkikleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Site Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Oct 2014 22:58:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oktayaydemir.com/?p=117</guid>

					<description><![CDATA[<p>Normal şartlarda istenmesi gereken kan ve idrar tetkikleri şunlardır. 1-KAN GRUBU ve HATTA EŞİNİN DE KAN GRUBU Gebe RH-  eşi RH+ ise, RH UYUŞMAZLIĞI SÖZ KONUSUDUR. Bu takdirde İ.COOMBS TESTİ ile anne kanında Anti Rh Antikorları da araştırılmalıdır. 2-HEMOGRAM=TAM KAN SAYIMI 3-TAM İDRAR TAHLİLİ VE GEREKİRSE İDRAR KÜLTÜRÜ 4-AKŞ, ÜRE YA DA BUN,KARACİĞER ENZİMLERİNDEN ALT [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://oktayaydemir.com/gebelik/gebelikte-istenen-kan-ve-idrar-tetkikleri/">Gebelikte istenen Kan ve İdrar tetkikleri</a> appeared first on <a href="https://oktayaydemir.com">Op. Dr. Oktay Aydemir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Normal şartlarda istenmesi gereken kan ve idrar tetkikleri şunlardır.</p>
<p>1-KAN GRUBU ve HATTA EŞİNİN DE KAN GRUBU</p>
<p>Gebe RH-  eşi RH+ ise, RH UYUŞMAZLIĞI SÖZ KONUSUDUR. Bu takdirde İ.COOMBS TESTİ ile anne kanında Anti Rh Antikorları da araştırılmalıdır.</p>
<p>2-HEMOGRAM=TAM KAN SAYIMI</p>
<p>3-TAM İDRAR TAHLİLİ VE GEREKİRSE İDRAR KÜLTÜRÜ</p>
<p>4-AKŞ, ÜRE YA DA BUN,KARACİĞER ENZİMLERİNDEN ALT VE AST, HEPATITIS B TAŞIYCILIĞI YA DA HEPATİTİTS B YE BAĞIŞIKLIK VARLIĞINI ARAŞTIRMAK İÇİN HBSAG VE ANTİHBS</p>
<p>5-AKŞ</p>
<p>6-20-24.HAFTALAR ARASINDA DİABET TARAMASI:50GR GLİKOZ İLE 1.SAAT</p>
<p>7-ŞÜPHELİ DURUMLARDA SİFİLİS İNCELEMESİ İÇİN VDRL VE AİDS İNCELEMESİ İÇİN HİV TESTLERİ İSTENEBİLİR.</p>
<p>Yukarıdaki incelemeler genelde yeterlidir. Anemi söz konusuysa, ayrıntılı inceleme bir İç Hastalıkları Uzmanı ile konsülte edilerek yapılabilir.</p>
<p>The post <a href="https://oktayaydemir.com/gebelik/gebelikte-istenen-kan-ve-idrar-tetkikleri/">Gebelikte istenen Kan ve İdrar tetkikleri</a> appeared first on <a href="https://oktayaydemir.com">Op. Dr. Oktay Aydemir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gebelikten Korunma Yöntemleri</title>
		<link>https://oktayaydemir.com/gebelik/gebelikten-korunma-yontemleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Site Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Oct 2014 08:21:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikten Korunma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://oktayaydemir.com/?p=93</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her çift istedikleri zamanda ve istedikleri sayıda çocuk yapma hakkına sahiptir. İstenmeyen zamanda gebe kalmamak için korunma yöntemleri kullanılır. Bunlar doğal korunma yöntemleri, bariyer yöntemleri, hormonal yöntemler, rahim içi araçlar ve operatif yöntemler başlıkları altında toplanabilir. DOĞAL KORUNMA YÖNTEMLERİ: Dışarıya boşalma ve takvim yöntemi belli başlısıdır. Dışarıya boşalmada başarı oranı %60 gibi başarı oranı sağlayabilir. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://oktayaydemir.com/gebelik/gebelikten-korunma-yontemleri/">Gebelikten Korunma Yöntemleri</a> appeared first on <a href="https://oktayaydemir.com">Op. Dr. Oktay Aydemir</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her çift istedikleri zamanda ve istedikleri sayıda çocuk yapma hakkına sahiptir.</p>
<p>İstenmeyen zamanda gebe kalmamak için korunma yöntemleri kullanılır.</p>
<p>Bunlar doğal korunma yöntemleri, bariyer yöntemleri, hormonal yöntemler, rahim içi araçlar ve operatif yöntemler başlıkları altında toplanabilir.</p>
<h4>DOĞAL KORUNMA YÖNTEMLERİ:</h4>
<p>Dışarıya boşalma ve takvim yöntemi belli başlısıdır. Dışarıya boşalmada başarı oranı %60 gibi başarı oranı sağlayabilir.</p>
<h4>TAKVİM YÖNTEMİ:</h4>
<p>Kadın vücuduna giren sperm ortalama 2-3gün(bazen 7-8güne kadar da), kadının kendi yumurtası ise 1gün yaşar. Yumurtlama ise, sonraki adetin ilk gününden önceki 14.gündür. Bu süreleri kullanarak düzenli adet gören kadınlarda adetin ilk gününden sonraki 10.gün ile 22.gün arasını riskli günler olarak kabul edebiliriz. Bu dönemde ilişki de dışarı boşalma ya da geri çekme de kullanılırsa başarı oranı %80-90’lara çıkacaktır.</p>
<h4>BARİYER YÖNTEMLERİ:</h4>
<p>Spermin uterus içine ulaşmasını engellemeye çalışılır. Erkekler için prezervatif, kadınlarda vaginal diafram ya da servikal başlık kullanılabilir.</p>
<h4>SPERM ÖLDÜRÜCÜ YA DA SPERM HAREKETLERİNİ BOZUCU SİSTEMLER:</h4>
<p>Jel, köpük, fitil ya da sünger tarzında spermisid içeren sistemler.</p>
<h4>HORMONAL YÖNTEMLER:</h4>
<p>Kadın yumurtalıklarının yumurtlamasını engelleyici sistemlerdir.</p>
<p>%99 gibi başarı oranları yanında doktorunuza kullanım risklerini sormalısınız.</p>
<h4>RAHİM İÇİ ARAÇLAR:</h4>
<p>Halk arasında spiral olarak adlandırılan bakır ya da hormonal madde içeren yapıya sahip, spermlerin hareketlerini bozucu ya da rahim zarını inceltici etkilerle döllenmeyi ya da döllenme olmuşsa döllenmiş yumurtanın yerleşmesini engelleyici amaçları olan araçlardır.</p>
<p>Son zamanlarda kolda deri altına yerleştirilen ve gestagen içeren preparatlar da kullaıma girmiştir. Uygulaması kolay, çıkartması sıkıntılıdır.</p>
<h4>OPERATİF YÖNTEMLER:</h4>
<p>Erkekte vazektomi ya da kadında tubaların bağlanması esaslarına dayanır. Kalıcı yöntemlerdir. Uygulandıktan sonra kadınlarda tekrar açılması meselesi çok sorulur. Mikrocerrahi yöntemlerle bile başarı oranı %10 bile değildir. Ben hastalarıma böyle durumlarda IVF öneriyorum.</p>
<p>The post <a href="https://oktayaydemir.com/gebelik/gebelikten-korunma-yontemleri/">Gebelikten Korunma Yöntemleri</a> appeared first on <a href="https://oktayaydemir.com">Op. Dr. Oktay Aydemir</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
